
Atlı Tramvaylar zamanında, tramvaylar 2 atla çekilirken dik Şişhane yokuşunu
çıkabilmek için azapkapı dan takviye at alarak yokuşu çıkabilirlermiş. Tramvay bu haliyle
Taksim e kadar gelir, burada çıkartılan atlar,bu gün Taksim alanının batı kısmındaki sular
idaresi maksemi ile Fransız konsolosluğu arasında bir ahırda bir süre dinlendirildikten
sonra tramvaya bağlanmadan boş olarak Azapkapı ya götürülürlermiş.
Taksim deki bu ahırı Dingo adlı bir rum vatandaş işletirmiş. Gün boyu bir sürü atın girip
çıkmasından dolayı dilimizdeki ” Burası Dingo’ nun ahırı mı giren çıkan belli değil ”
sözünün buradan geldiği söylenir.
kesinlikle yanlış bir bilgi arkadaşım…
dingo ne bir at nede bir insan deil…
dingo bir köpektir…
dingo ; ahır bekçisi olan bir köpektir ve çok hantal olduğu için bekçiliği doğru dürüst yapmaz.. bu yüzden giren çıkan belli olmadığından, yani dingo korumadığından ‘burası dingonun ahırı deil’ öyle rahatca giremezsin betimlemesi yapılmıştır…
saygılarımla ismail ORHON
By: ismail ORHON on 23 Aralık 2008
at 9:30 pm
İsmail Orhon bey,sizinki de yanlış olmalı.Denir ki,dingo isimli bir ecnebinin galata semtinde ,işilettiği bir ahır vardır.Malumunuz;arabalarda kısrak veya katırlar kullanıldığından,ahırın hovarda yeniçerileri eksik olmazmış.Serserilerin de sığınağı imiş bu ahır.Ahır da öyle böyle değil;eski ceneviz yapısı.dehlizleri bol, karanlık geniş avlusu olan bir yer.Ahır işletmecisi parası az-çok ne alırsa,hayvanı,insanı kabul edip işine bakıyor.Birisini mi arıyorlar veya birileri kalacak bir yer mi arıyor;”hadi oğlum, dingonun ahırına!” O şekil yani….
By: veysel daldaban on 17 Şubat 2010
at 8:40 pm